Bize
Yahya b. Yahya Et-Temîmî rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Yezîd b. Zürey',
Humeyd'den, o da Sâbit'den, o da Enes'den naklen haber verdi.
H.
Bize İbni Ebî Ömer de rivayet
etti. Bu lâfız onundur. (Dedi ki)
:
Bize Mervân b. Muâviye El-Fezârî
rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Humeyd rivayet etti. (Dedi ki) : Bana Sabit,
Enes'den naklen rivayet etti ki, Peygamber (Sallaİlahü Aleyhi ve Sellem), iki
oğlunun arasında götürülen bir ihtiyar görerek:
«Buna ne olmuş?» diye sormuş. —
Yürümeyi nezretmiş, demişler. Resûlüllah (SallaUuhii Aleyhi ve Sillem)
:
«Şüphesiz ki Allah bu adamın
kendini azâb etmesinden müstağnidir.» buyurmuş ve (hayvana) binmesini
emretmiş.
-
Bize
Yahya b. Eyyûb ile Kuteyhe ve İbni Hucr rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize
îsmâîl yâni îbni Ca'fer, Amr'dan —ki İbni Ebî Amr'dır— o da Abdurrahmân
EI-A'rac'dan, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivayette bulundu ki, Peygamber
(Sallaİlahü Aleyhi ve Seliem) iki oğlunun arasmda onlara dayanarak giden bir
ihtiyara yetişerek:
«Buna ne oldu?» diye sormuş. Oğulları:
— Yâ Resûlâllah, nezri vardı,
cevabını vermişler. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem):
«Bin ey ihtiyar! Zira Allah senden
ve nezrinden ganîdir.» buyurmuş. Lâfız
Kuteybe ile İbni Hucr'undur.
(...) Bize
Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Abdülâzîz yâni Derâverdî, Amr b.
Ebî Amr'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti.
Bu hadîsi Buhârî «Cezâü's-Sayd»
bahsinde; Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî «Eymân ve Nüzûr»da tahrîc
etmişlerdir.
Oğullarının arasında onlara
dayanarak güç halle yürüyebilen zâtın ismi bazılarına göre Kays'tır. Bir
takımlar Kayser olduğunu söylemişlerdir. Künyesi Ebû İsrail
'dir.
Zahirîler bu hadîsle istidlal
ederek: «Yürümekten âciz kalan kimseye hedy kurbanı lâzım değildir.»
demişlerdir. Sair fukahâdan üç kavil rivayet edilir.
1- Hz. Alî ve
Abdullah b. Ömer (Radiyallaiıu anh) dan rivayet olunan bir kavle göre Kâbe'ye
yürüyerek gitmeyi nezre-den bir kimse bundan âciz kalırsa yürüyebildiği kadar
yürür; yürüyemez oldu mu binek gider; ve bir koyun kurban eder Atâ, Hasan-ı Basrî İmam Âzam- ve İmam
Şafiî buna kail olmuşlardır.
İmam Âzam'a göre âciz kalmadan
hayvana binenin hükmü de budur; yalnız yemininden döndüğü için keffaret
verir.
2- İkinci kavle
göre âciz kalan kimse geri döner; sonra tekrar hacceder; ve binek gittiği yeri
yürür; buna hedy lâzım değildir. Bu kavil İbni
Ömer, İbni Abbâs,
İbni Zübeyr ,ile. İbrahim Nehaî
ve İbni Cübeyr 'den rivayet
olunmuştur.
3- Üçüncü kavle
göre geri döner; binek gittiği yeri yürür; hedy kurbanı lâzımdır. İbni
»Abbâs ile Nehaî 'nin birer kavli de bu olduğu
gibi Saîd b.
El-Müseyyeb ile İmam
Mâ1ik dahî buna kail olmuşlardır.
Bize
Zekeriyyâ b. Yahya b. Salih El-Mısrî rivayet etti. (Dedi ki) : Bize El-Mufaddal
yâni İbni Fadâle rivayet etti. (Dedi ki) : Bana Abdullah b. Ayyaş, Yezîd b. Ebî
Habîb'den, o da Ebu'l-Hayr'dan, o da Ukbe b. Âmir'den naklen rivayet etti, ki
şöyle demiş:
Kız kardeşim yalın ayak
Beytullah'a yürümeyi adadı. Bana da bu meseleyi onun nâmına Resû\uİlah(SaUaUahü
Aleyhi ve Seltem) 'e danışmamı emretti. Ben de danıştım:
«Hem yürüsün, hem bin»in!»
buyurdular.
-(...) Bana
Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dedi ki) : Bize /Vbdiirrazzâk rivayet etti.
(Dedi ki) : Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dedi ki) : Bize Saîd b. Ebi Eyyûb
haber verdi. Ona da Yezîd b. Ebî Habîb haber vermiş. Ona da Ukbe b. Amir
El-Cühenî'den naklen Ebu'1-Hayr rivayet etmiş ki, Ukbe: «Kız kardeşim
nezretti...» diyerek Mufaddal'in hadîsi gibi .rivayette bulunmuş; yalnız hadîste
«yalın ayak» kaydını zik-retmemiş; «Ebu'1-Hayr Ukbe'den ayrılmazdı.» cümlesini
ziyade etmiştir.
(...) Bana bu
hadîsi Muhammed b. Hatim ile İbni Ebî Halef de rivayet ettiler. (Dediler ki) :
Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dedi ki) : Bize İbni Cüreyc rivayet etti.
(Dedi ki) : Bana Yahya b. Eyyûb haber verdi. Ona da Yezîd b. Habîb bu isnâdla
Abdurrazzâk hadîsi gibi ihbarda bulunmuş.
Bu hadîsi Buhârî «CezâüVSayd» ve
«Nüzûr» bahislerinde; Ebû Dâvûd «Nüzûr»da tahrîc
etmişlerdir.
Nezri yapan.kadın Hz. Ukbe 'nirr
kız kardeşi Ümmü Hib-bân^binti Âmir 'dir. Bir rivayette bu kadının şişman
olduğu, bu sebeple yürümek kendisine güç geldiği bildirilmiştir. Hadîsi
muhtelif rivayetleri vardır. Bunlardan birinde:
«Ona emret de baş örtüsünü
sarınsın, vasıtaya binsin ve üç gün oruç tutsun.» buyurulmuştur.
Halbuki:
Yukarıdaki Enes ve Ebû Hüreyre
(Radiyallahuanh) rivayetlerinde ihtiyara doğrudan doğruya hayvana binmesi
emrolunuyor, bir şey istenmiyordu. Bu bâbta Nevevî şunları söylemiştir:
«Birinci hadîs yürümekten âciz olanlara hamledilmiştir. Böylesi vasıtaya
binebilir; ama kurban kesmesi îcâbeder. Ukbe 'nin kız kardeşi hadîsin gelince:
Onun mânâsı, yürümeye kudreti olduğu zaman yürüsün, yürüyemediği yahut çok
yorulduğu zaman vâsıtaya binsin. Bunun da hayvan kesmesi îcabeder;
demektir.
Bu söylediğimiz her iki surette de
hayvan kesmesi İmam Şafiî 'nin râcıh olan kavlidir. Ulemâdan bir cemaat da buna
kaildir. Şâfiî'nin ikinci kavline göre ihtiyara hayvan kesmek vâcîb değil,
mus-tehaptır. Yalın ayak yürüme meselesinde mutlaka yalın ayak bulunması şart
değildir; ayakkabı da giyebilir. Ukbe'nin kız kardeşi hadîsinin «Süneni Ebî
Dâvûd»daki rivayetinde kadının âciz kaldığı için hayvana bindiği
bildirilmiştir...»
Derleyen:A.Vahid Metin
Hadis-i Şerif (Müslim)
Adak Bahsi
0 yorum:
Yorum Gönder