عن ابنِ عبّاسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنهُما: ]أنَّ
امْرَأةً اشْتَكَتْ شَكْوى، فَقَالَتْ: إنْ شَفَاني اللّهُ تَعالي ‘خْرُجَنَّ
وَ‘صَلِّيَنَّ في بَيْتِ الْمَقْدِسِ. فَبَرَأتْ فَتَجَهَّزَتْ لِلْخُروجِ،
فََجَاءَتْ مَيْمُونَةَ رَضِيَ اللّهُ عَنها تُسَلِّمُ عَلَيْهَا، فأخْبَرَتْهَا
بذلِكَ، فَقالَتْ لَهَا: اِجْلِسِي فَكُلِي مِمَّا صَنَعْتِ وَصَلِّي في مَسْجِدِ
الرَّسُولِ # فإنِّى سَمِعْتُهُ يَقُولُ: صََةٌ فيهِ أفْضَلُ مِنْ ألْفِ صََةٍ
فِيمَا سِوَاهُ مِنَ الْمَسَاجِدِ إَّ مَسْجِدَ الْكَعْبَةِ[. أخرجه مسلم
.
İbnu Abbas
(radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Bir kadın hastalanmıştı. Şöyle bir nezirde
bulundu: "Allah Teala hazretleri bana şifa verirse, buradan gidip Mescid-i
Aksa'da namaz kılacağım." Sonra kadın iyileşmişti. Hemen yol hazırlığı yaptı.
Hz. meymune (radıyallahu anhâ)'ye geldi, selam verip kararını anlattı. Meymune,
kadına:
"Hele otur,
hazırladığını (burada) ye, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın mescidinde namaz kıl. Zira ben Onun şöyle
söylediğini
işittim:
"Şu mescidimde
kılınan bir namaz, Ka'be Mescidi
hariç bütün mescidlerde kılınan bir namazdan daha hayırlıdır."
[Müslim, Hacc 510, (1396).][7]
ـ5731 ـ2ـ وعن جابر رَضِيَ اللّهُ عَنه قال: ]قَامَ رَجُلٌ
يَوْمَ الْفَتْحِ فَقالَ: يَا رَسُولَ اللّهِ إنِّي نَذَرْتُ للّهِ عَزَّ وَجَلَّ
إنْ فَتَحَ عَلَيْكَ مَكَّةَ أنْ أُصَلِّىَ رَكْعَتَيْنِ فِي بَيْتِ الْمَقْدِسِ
فَقَال: صَلِّ ههُنَا. ثُمَّ أعَادَ عَلَيْهِ فَقَالَ: صَلِّ ههُنَا. ثُمَّ أعَادَ
عَلَيْهِ فَقَالَ: فَشَأنُكَ إذاً[. أخرجه أبو داود .
2. (5731)- Hz. Cabir
(radıyallahu anh) anlatıyor: "Fetih günü bir adam kalkıp: "Ey Allah'ın Resulü
dedi. Ben aziz ve celil olan Allah'a nezirde bulundum ve dedim ki: "Eğer
Mekke'nin fethini sana müyesser ederse, Beytu'l-Makdis'te iki rekat namaz
kılacağım." Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) adama:
"Sen şurada
kıl!" cevabında bulundu. Adam talebini
tekrar
etti.
"Sen şurada
kıl!" buyurdu. Adam bir kere daha tekrar
edince:
"Öyleyse sen
bilirsin" buyurdular." [Ebu Davud, Eyman 24, (3305).][8]
AÇIKLAMA:
Bu iki hadis,
yer tayin edilerek yapılan nezirlerde, nezrin yerine getirilmesi için o yerin
aranmasının şart olmadığını göstermektedir. Namaz, sadaka veya benzeri bir başka
şeyi şu veya bu yerde yerine getirmek için nezirde bulunan kimse, bu nezrini bulunduğu yerde veya bir başka yerde de îfa etse nezri yerine gelmiş
olur.
Ancak,
nezredilen yer, nezredenin bulunduğu yerden daha faziletli ise, oraya gitmek
gerekir. Nezredilen yer, nezredenin bulunduğu yerle kıymet itibariyle eşitse
veya dûnunda ise o zaman bulunduğu yerde nezrini yerine getirebilir. Önceki
hadis bu meselede daha sarihtir.
Hadislerde sadece üç mescidin faziletinden bahsedilmiştir: Mescid-i Haram,
Mescid-i Nebî, Mescid-i Aksa. Bunun dışındaki mescidler kıymet itibariyle eşit
sayılırlar.[9]
[7] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte
Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 16/94.
[8] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte
Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 16/95.
[9] İbrahim Canan, Kutub-i Sitte
Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 16/95.
Hadis (Kütübü Sitte)
Kütübü Sitte Nezr (Adak)
Namazla İlgili Nezir