4 Kasım 2012 Pazar

Nezir Yapmaktan Nehi ve Nezrin Bir Şeyi Geri Çevirmemesi Babı

Bana Züheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim rivayet etti­ler. İshâk (Bize haber verdi) tâbirim kullandı. Züheyr: Bize Cerîr, Mansur'dan, o da Abdullah b. Mürra'dan, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayette bulundu; dedi. Abdullah şöyle demiş :

Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bir gün bizi adak adamaktan neb yetmeğe başladı ve :
«O hiç bir şeyi geri çevirmez; onunla sâdece cimri (nin elin) den (mal) çıkarılır.»   buyuruyordu.

 -(...) Bize Muhammed b. Yahya rivayet etti. (Dedi ki) :, Bize Yezîd b. Ebî Hakim, Sitfyân'dan, o da Abdullah b. Dinar'dan, o da İbni Ömer'den, o da Peygamber (SaliaUahü Aleyhi ve Sellem)1den naklen riva­yette bulundu ki:
«Nezir, bir şeyi ne (vaktinden) önceye aldırır; ne de sonraya bırak­tırır. Onunla sadece bahîl (in elin) den (mal) çıkarılır.»  buyurmuşlar.

-(...) Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Gunder, Şu'be'den rivayet etti. H.
Bize Muhammed b. El-Müsennâ İle İbni Beşşâr da rivayet ettiler. Lâfız tbni'l-Müsennâ'mndır. (Dedi ki) : Bize Muhammed b. Ca'fer riva­yet etti. (Dedi ki) : Bize Şu'be, Mansûr'dan, o da Abdullah b. Mürra'dan, o da İbni Ömer'den, o da Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)*den nak­len rivayette bulundu ki: Nezri yasak etmiş ve:
«Şüphesiz ki, o bir hayır getirmez; onunla sâdece bahîl (in elin) den /mal) çıkarılır.»   buyurmuşlar.

(...) Bana Muhammed b. Kâfide rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Yahya b. Adem rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Mufaddal rivayet etti. H.
Bize Muhammed b, EI-Müsennâ ile İbni Beşşâr dahî rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize Abdurrahmân, Süfyân'dan ve her iki râvi Mansûr'dan bu isnâdla Cerîr'in hadîsi gibi rivayette bulundular.

 -Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki) : Bize A1 -dülazîz yâni Derâverdî, Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivayette bulundu ki, Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):
«Nezretmeyin, çünkü nezir kaderden hiç bir şeye fayda etmez; onun­la sâdece bahîl (in elin) den (ma!) çıkarılır.»   buyurmuşlar.

-(...) Bize Muhammed b. El-Müseıına ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler- (Dediler ki) : Bize Muhammed b. Ca'fer
rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Şu'be rivayet etti. (Dedi ki) : Ben Alâ'yı. babasmdan, o da Ebû Hü­reyre'den, o da Peygamber (SalîallahüA leyhi ve Sellem) 'den naklen rivayet ederken dinledim ki, Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) nezri yasak et­miş ve:
«Şüphesiz ki, o kaderden bir şey geri döndüremez; onunla sadece bahîl (in elin) den (mal) çıkarılır.»  buyurmuşlar.

-(...) Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe b. Saîd ve Alî b. Hucr rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize İsmaîl yâni tbni Ca'fer, Amr'dan —bu zât İbni Ebî Amr'dır— o da Abdurrahmân El-A'rac'dan, o da Ebû Hü. reyre'den naklen rivayet etti ki, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Seüem):
«Nezir Âdem oğluna Atlah'rn takdir etmediği bir şeyi yaklaştırmaz; lâkin nezir (bâzan) kadere muvafık düşer de bu sayede bahîl (İn elin) den, çıkarmak istemediği (malı) çıkarılır.»  buyurmuşlar.

(...) Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Ya'kûb yâni îbni Abdirrahmân EI-Kaarî ile Abdülâzîz yâni Derâverdî rivayet ettiler.
Bunların ikisi de Amr b. Ebî Amr'dan bu isnâdla bu hadîsin mis­lini rivayet etmişlerdir.
Bu rivayetleri Buhâri «Kader» ve «Eymân ve'n-Nüzûr* bahis­lerinde; Ebû Dâvûd ile Nesâî «Nüzûr»de; îbni Mâce «Keffârât»da muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir.
îbni Ömer hadîsinde mahzûf cümleler vardır. Bu hadîsi tam olarak Hâkim île smâîlî, Saîd b. El-Hars E1 Ensârî'den rivayet etmişlerdir ki, meâlen şöyledir: Saîd b. El-Hars   şunları söylemiş:
«îbni Ömer'in yanında idim. Derken 'ona Amr b. Kâb oğullarından Mes'ud b. Amr gelerek: Yâ Ebâ Abdirrahmân [2], benim oğlum İran'da Ömer b. beydillâh b. Ma'nıer ile beraber bulunuyordu. Orada şiddetli veba ve taun hastalıkları zuhur etmiş. Bunun üzerine eğer Allah oğlu­mu sağ bırakırsa Beytullah'a yürüyerek gitmesini boynuma borç ettim. Derken çocuk hasta olarak çıkageldi; sonra öldü. Ne buyurursun? dedi. îbni Ömer: (Müslümanlar) nezirden nehyedilmediler mi?
Peygamber (SallalIahÜ Aleyhi ve Setlem):
«Nezir ne bir şeyi (vaktinden) önceye aldırır; ne de sonraya bırak­tı rrr. Onunla sâdece bahîl (in elin) den (mal) çıkarılır; buyurdular, sen nez­rini İfâ et, dedi. Mes'ûd: Yâ Ebâ Abdi11âh; ben ancak oğlumun yürüme­sini nezrettim; dedi ise de îbni Ömer: Nezrini Öde! ihtarında bulundu.»
Saîd b. El-Hars suâl sahibini Saîd b. El-Müseyyeb'e göndererek meseleyi ona da sordurmuş. O da : «Oğlunun yerine sen yürü!» cevâbını vermiş.
Görülüyor ki, nezrin mukaddesata hiç bir te'siri yoktur." «Hastam iyileşirse kurban keseceğim» yahut -Oğlum askerden gelirse üç gün oruç tutacağım» diyerek adakta bulunmanın ne hastalığın düzelmesinde bir te'sîri yardır, ne de askerin dönmesinde. Ancak bazen mukadderat adak sahibinin arzusuna muvafık şekilde tecellî eder de nezrini ödemesi lâzım gelir. İşte bu rivâyetlerdeki «Onunla sâdece cimrinin elinden mal çıka­rılır.» ifadesiyle buna işaret edilmiştir. Çünkü cimri insan kolay kolay sadaka veremez. O sadakası mukabilinde bir karşılık görmelidir ki, ma­lına kıyabilsin. Hastası düzelirse sadaka adadığı için düzeldi sanır. Hal­buki onun adağının takdîr-i İlâhîye bir tesîri yoktur. O iş zâten öyle olacaktır; çünkü öyle takdir olunmuştur.
Hadîsin bu cümlesi nezri îia etmenin vâcib olduğuna delildir. Nezir yapmanın hem men'edilmesi hem de istek hâsıl olduğunda adağın yeri­ne getirilmesinin vâcib oluşu müşkilâttan sayılmıştır. Bâzıları bu müş-kili hail için şunları söylemişlerdir: «Yasak edilen nezir, kaderi değişti­rir i'tikadiyle yapılandır. Adakla istenen şeylerin ekseriya meydana gel­diğini gören nice insanlar nezrin kaderi değiştirdiğine inanırlar. İşte ne­zir bunun için yasak edilmiştir. Ama bir kimse faydanın, zararın ancak Allah Teâlâ'dan geldiğine inanarak nezrin bir vesile ve sebep kabilinden olduğunu bilirse o nezri ilâ etmek taat olur; böyle nezir yasak değildir.» Hadîsin siyakı bu tefsire uygundur.

Derleyen:A.Vahid Metin
Hadis-i Şerif (Müslim)
Adak Bahsi

0 yorum:

Yorum Gönder